22/12/2008 · Kategori: hayat

Arkadaşlar, kuzenimin objektifinden görüntülerle Cezayir ve Saray Bosna fotoğraflarını paylaşmak istiyorum. Ben çok etkileyici buldum sizinde beğeneceğinizi düşünüyorum.  



Hazırlanışından ikram edilişine; yanındaki lokumdan içilişine kadar başlı başına bir seramonidir Boşnak Kahvesi tüketimi. Cezvenin içine suyu doldurup üzerine kahveyi eklemekle, ateşin üzerine koyup karıştırmakla hazırlanan kahvelerden farkı, bir milletin özelliklerini yansıtmasıyla açıklanabilir. Herkesin kahvesi özeldir, cezveleri ayrıdır. Cezveler özel bakırdan yapılmıştır. Bu bakır cezveler normal ateşte değil, odun ateşinde kahveyle buluşur ki işte o zaman benzersiz lezzet çıkar ortaya.

Fincanlarının kulbu yoktur, bakır bir kap içinde muhafaza edilir. Ve fincanların içinde bazı şeylerin unutulmaması için ayyıldız vardır...

Kahvenin doyumsuz tadına ulaşabilmek için Boşnak kahvesine şeker konulmaz. Kahve sadedir, mis kokusu ve damak tadı uzun süre hiçbir yere kaybolmaz. Kahvenin en yakın dostudur lokum. Dünya üzerinde bu birlikteliği kıskananların sayısı hiç de az değildir. Çayla şeker hiç bir zaman kahve ile lokumun yakaladığı ahengi yakalayamaz. Lokum ağızda erirken, kahvenin lezzetiyle muhteşem bir birliktelik çıkar ortaya...

Boşnak kahvesinin Boşnakların hayatında vazgeçilmez bir yerde olmasının sırrı da buradadır işte. Güne kahveyle başlamak, özel bir iş yapmış olmak demektir. Misafirliklerde kahve ikram etmek, "sana ne kadar değer verdiğimin en güzel göstergesini sunuyorum" manasını taşır...
kaynak

Kalıcı Bağlantı Yorum (6) Yorum yaz!

22/12/2008 · Kategori: hayat


Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

22/12/2008 · Kategori: hayat


Mostar Köprüsü;Bosna Hersek Cumhuriyeti’nin Mostar şehrinden geçen, Neretva Nehri üzerinde Mimar Sinan'ın öğrencisi Mimar Hayrettin tarafından 1566 yılında inşa edilen köprüdür.Mimar Sinan'ın öğrencisi olan Hayruddin, köprü için 456 kalıp taş kullandı.Köprü, çevresindeki kente adını da verdi. Mostar Hersek bölgesinin ana kenti oldu.

Neretva Nehri'nden 24 metre yüksekte 30 metre uzunluğunda, 4 metre genişliğinde olan Mostar Köprüsü, dönemine göre gelişmiş bir teknolojiyle inşa edildi. Köprü inşaatında 456 kalıp taş kullanıldı. Köprü, inşa edildikten sonra yakınındaki şehre ismini verdi, şehirde ticareti canlandırdı ve zenginleştirdi. Böylece Mostar, Hersek bölgesinin önemli bir şehri haline geldi. Mostar Köprüsü, cesur sporcular tarafından yıllarca bir atlama platformu olarak kullanıldı. Geleneğe göre şehrin erkekleri, nişanlılarına cesaretlerini ispatlamak için düğün öncesinde köprüden atlarlardı.

Bosna-Hersek'te başlayan iç savaş sırasında Mostar Köprüsü'ne ilk saldırıyı 1992'de Bosnalı Sırplar  düzenledi. 1993'te Hırvat tankları köprüye daha büyük bir zarar veren saldırılarını başlattı. Kasım ayının sonunda köprü tamamen yıkıldı. Dev taşları, Neretva Nehri'nin sularına gömüldü. Mostar Köprüsü, yüzyıllar boyunca Bosna'da hoşgörü ve kültürel çeşitliliğin sembolüydü. Şehrin Müslüman ve Hırvat kesimini, birbirine bağlıyordu. Köprünün yıkımı, Mostar'ın çok uluslu mirasının reddedilmesi anlamına geliyordu.

Savaş sonrasında İngiliz güçleri yıkılan köprünün yerine geçici bir  demir köprü yaptı. Mostar civarındaki diğer köprüler de tahrip edildiğinden, nehrin iki yakasını birleştiren tek yapı  olarak bu köprü kaldı.

Mostar Köprüsü'nün eski haline uygun olarak yeniden inşası 1997'de başladı. Köprünün inşaatını Türk şirketi olan ER-BU üstlendi. Macar ordusundan dalgıçlar orijinal taşları nehir yatağından bulup vinçlerle çıkardı. Civardaki taş ocaklarından yeni taşlar da getirilerek köprü yapımında kullanıldı. Orijinal modele sadık kalan şirket, köprünün temellerini de sağlamlaştırdı. 30 metre uzunluğundaki, 24 metre yüksekliğindeki köprünün kemerindeki çalışma Haziran 2002'de başladı. Kilit taşı Ağustos 2003'te yerine konuldu.

İnşaatı tamamlanan Mostar Köprüsü, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu çok sayıda devletin temsilcilerinin hazır bulunduğu bir törenle, İngiliz Prens Charles tarafından 23 Temmuz 2004 tarihinde açıldı.

Mostar Köprüsü, eski Mostar şehriyle birlikte 2005 yılında Dünya Miras Listesi'ne eklendi.

Bugün çok uluslu bir yönetim tarafından idare edilen Mostar'da savaş döneminde başlayan bölünmeler hala devam etmektedir. Hırvatlar nehrin batısında, Müslümanlar ise doğusunda yaşıyor. Savaş sırasında şehirden ayrılan Sırplarsa bir daha geri dönmedi.

 


kaynak

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

5/12/2008 · Kategori: hayat


Bosna da Türk çarşısının sembolü, Osmanlı'nın doğaya ve sanata verdiği önemi gösteren ahşap ve taş işlemeli sebil.

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

5/12/2008 · Kategori: hayat


Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

5/12/2008 · Kategori: hayat


Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

5/12/2008 · Kategori: hayat


1863 ile 1868 yılları arasında Anreja Damjanovic tarafından inşa edilen Ortodoks Katedrali, Balkanlar'da yer alan en büyük Ortodoks katedrallerindendir. Üç orta bölümden meydana gelen kilisenin iç duvarları renkli çalışmalarla süslüdür. Saraybosna Katedrali, Gotik ve Roma mimari tarzlarıyla inşa edilmiş diğer bir önemli mabettir.kaynak

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »